• BRM

BRM "The Great Reset" Sohbetleri Başladı!

En son güncellendiği tarih: bir gün önce

Koronavirüs krizinin iş ve kişisel yaşamlarımız üzerindeki etkilerini ve bu krizin dünyamızı nasıl değiştireceğine birlikte bakmayı hedeflediğimiz “The Great Reset” sohbetlerinin ilkini 14 Nisan 2020’de Zoom üzerinden yaklaşık 100 katılımcı ile gerçekleştirdik.


Yönetim Kurulunuzda Davetsiz Misafir: Koronavirüs” başlıklı sohbetimizde konuklarımız BRM üyeleri Visa Güney Doğu Avrupa Genel Müdürü Berna Ülman, European TShirt Factory CEO'su Sanem Dikmen ve Draeger Medikal ve Korunma Teknolojileri Genel Müdürü Yeşim Güra oldu. Sohbetimize müzisyen Ozan Sarohan da canlı bir performansla katıldı. Sohbetin moderatörlüğünü BRM Yönetim Kurulu üyeleri Elif Bulak ve Funda Bener yaptılar.


Berna Ülman, kriz döneminde ödeme sistemleri sektörünün karar alma ve uygulama süreçlerinin son derece hızlanmak zorunda kaldığını, örneğin normal süreçte birkaç yıl sürebilecek temassız ödeme limit arttırımının, bir gecede birçok ülkede iki katına çıkarılabildiğini paylaştı. Kurum içi ve paydaş iletişiminin süratle arttığını belirten Ülman, turizm odaklı yürüyen kredi kartı kampanya duyurularının toplumsal hassasiyetler gözetilerek hemen durdurulması için çalıştıklarını, Olimpiyatların global partneri olduklarından bu alanda yapılan iletişimleri de askıya aldıklarını ekledi. Bu dönemden en çok etkilenenlerin, dijital dönüşüme ayak uyduramayan KOBİ’ler olduğunu, firmasının hızla bu kurumları destekleyen özel bir paket hazırladığını da ekledi.


Üretim sektöründen paylaşımlarda bulunan Sanem Dikmen, bu dönemde öne çıkan konunun, paydaş yönetimi olduğuna dikkat çekti. “Aynı ortamda çalışan kalabalık bir grubu yönetiyorum. Müşterilerimiz, çalışanlarımız, tedarikçiler hepsiyle daha yoğun iletişimdeyiz. Bu süreçte bir bacağım koşuyor, bir bacağım durmak zorunda kalıyor” diyerek karar alma ve adaptasyon konusunda gereken çeviklikten bahsetti. Salgınla birlikte kapattıkları fabrikalarını 3 hafta sonra yeniden açarak şartlara göre hızla dönüşmez zorunda kaldıklarını ekleyerek; “Fiziksel ortamlarımız değişiyor. Beyaz yaka, mavi yaka ayrımı kalktı. Bu gemide hep birlikteyiz. Müşteriler çok anlayışlı. Artık daha farklı bir bakış açısıyla çalışıyoruz. Önce insan! Hem psikolojik, hem de fiziksel olarak sağlığı korumak en mühimi” dedi.


Yeşim Güra içinde bulunduğumuz durumun neden olduğu değişkenliklerle söze başladı. Dreager olarak sağlık teknolojileri üzerine faaliyet gösterdiklerini ve mevcut durum sebebiyle kurumsal bilinirliklerinin arttığından bahsetti. İhracat kısıntıları yüzünden aynı anda pek çok değişkenin çalışmalarını etkilediğine dikkat çeken Güra, “Karar alırken beni şirketin mottosu yönlendiriyor: yaşam için teknoloji. Şubat ayından itibaren hazırlıklıydık. Yine de iletişim, çeviklik ve hızlı karar alma açısından herkes lidere bakıyor. Burada da denge çok kritik. Sahada, 25 arkadaşımız cihaz teknik servisi için çalışıyor. Güne hep onları sorarak başlıyorum. Görüyoruz ki, hepimiz birbirimize dayanışma içindeyiz” dedi. Global şirketlerde çalışan Türkler olarak kriz anında hep öne çıktıklarını hatırlatan Güra, bu yıl bütçe değil sürdürülebilirlik düşünüleceğini belirtti. Daha insan odaklı karar verileceğini ve işletmelerdeki devamlılık ve verimlilik konusunda daha bilinçli olunacağına dikkat çekti.


Sohbetimizin ara bölümünde üniversitemiz mezunlarından Willis Towers Watson firmasında danışmanlık yapan ve aynı zamanda başarılı bir müzisyen olan Ozan Sarohan bizlere hem iş yaşamında geçtiği süreçten bahsetti, hem de harika bir parça seslendirerek sohbetimize keyif kattı.


Sohbetimizin ikinci bölümünde gelecek öngörüleri hakkında görüşleriniz aldığımız Ülman, küresel harcamaların önemli bir bölümünün kredi kartlarıyla gerçekleştiğini, bu yüzden sistemin çok iyi çalışmasını gerektiğini hatırlattı. Yeni dönemde yurtiçi alışverişler ve online kullanımın artacağını ve iş seyahatlerinin azalacağını öngördüğünü söyledi. “Evden de gayet güzel çalışılabildiğini gördük. Yöneticiler bu fikirlerle barışacak.


Tüketici davranış modelinin değişeceğini paylaşan sanem Dikmen, “Genel olarak herkes sadeleşecek. Konfor ve fonksiyon önem kazanacak. Evden çalışmaya alıştığımızdan takım elbise ve kravat alışverişi fazlasıyla etkilenecek. Her gün farklı bir şey giyeyim kalkacak” dedi. İleriye dönük olarak hem tüketici hem de işçi sağlığının öne çıkacağını söyleyen Dikmen, 6 ay içinde tüm yönetmeliklerin değişebileceğini ekledi. “1950’lerin fabrikalarındaki tek tip çalışan kıyafeti geri gelebilir. Hastanelerdeki güvenlik kıyafetlerini, müşteriyle daha fazla teması olan bazı sektörler kendiliğinden talep edecek.


Sağlık teknolojileri, siber güvenlik ve gıda güvenliğinin önem kazanacağını söyleyen Yeşim Güra ise “Evde sağlık hizmetleri artacak. Sağlık turizmi etkilenecek. Yerli üretime ihtiyaç artacak. Her ülke kendi teknolojisine eğilecek” dedi.


Sohbetimiz katılımcılardan alınan soruların yanıtlanması ile bir sonraki sohbette buluşmak dileğiyle sona erdi.




191 görüntüleme
  • Facebook - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • LinkedIn - Black Circle