• BRM

The Great Reset Sohbetleri’nin İkincisini Gerçekleştirdik

BRM “The Great Reset” serimizin ikincisini Köprüden Önce Son Çıkış: Yeni Bir Dünya başlığı ile Zoom üzerinden, 100’ün üzerinde katılımcıyla gerçekleştirdik. Sürdürülemez bir dünyaya doğru yaptığımız son sürat yolculuğa mecburen verdiğimiz kısa arada “ne düşünüyoruz, ne öğreniyoruz, bu krizi bu yanlış yoldan çıkmak için bir fırsat olarak kullanabilecek miyiz” konularını, Ashoka Fellow Dr. Burak Ülman, Southampton Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Mine Karataş Özkan ve Sosyal İnovasyon Merkezi kurucusu Suat Özçağdaş ile birlikte değerlendirdik. Sohbetimizin açılışını Dr. Burak Ülman yaparak, içinde bulunduğumuz durumu kısa ve uzun vadeli perspektiflerden değerlendirmek gerektiğini belirtti. Belirli yerlerde hayatın değişmediğini, evde oturabilme lüksü olan insanlara karşı çalışmak zorunda olan insanların hayatlarının belki de daha da zorlaştığını ekledi. İşten çıkarmalar, sektörel daralmaların toplumsal etkilere sebep olduğunu, dayanışma ve yardımlaşma açısından da hazırlıklı olmadığımızı paylaştı. “Gerçekçilik ile karamsarlık arasında fark var. İnsanı daha korumacı ve kendini bireyselliğe iten bir ruh halinde görüyorum.” Dr. Burak Ülman alışkanlıklarımızı ve sorumluluklarımızı sorgulamalı, soframıza gelen ürünlerin nasıl üretildiğini, görünmeyen emeğin nasıl ilerlediğini öğrenmemiz gerektiğini ekledi. “Alışkanlıklarımıza bakmalı, bunları düzeltmeli, ardından yerelde daha sağlıklı ilerleyecek işleyişin ağlarını kurmalıyız. Bugün yediğimiz kirazların tohumlarını bizden önceki jenerasyonlar ekti. Vazgeçmeden gücümüz yetene kadar biz de tohum ekmeliyiz.” Prof. Mine Karataş Özkan mevcut krizi sağlık, ekonomi ve eşitsizlik boyutularında gördüğünü belirtti. Bu boyutların global cevapları tetiklediğini, “sorun global, çözüm de global” diyerek değişim ve dönüşümün kaçınılmaz olduğunu paylaştı. ”Yüzleşmemiz gereken gerçekler var. Doğru çıkarımlar yapmak gerekir. En efektif şekilde bunu nasıl çözeriz sorusuna hem ulusal hem de global çözümler geliştirilmeli.” Prof Özkan zihinsel hijyene dikkat çekerek, krize girmiş bir beyin değil, kolektif sorumluluğun önemini hatırlattı. “Ulusal sınırların ötesinde bir katılım ve iş birliği gerekli. Umut, merak, dayanışma düzleminde ilerlemeliyiz.” Sosyal İnovasyon Merkezi kurucusu Suat Özçağdaş ise, virüsün eşitlikçi olmadığını, evde oturma lüksü olmayan insanlardan işi düzeltmelerini beklediğimizi, eşitsizliğin artık daha da görünür hale geldiğini, sigortasız yaşamın olduğu yerde hayatın alt üst olduğunu ifade etti. “İş yapış biçimimiz değişebilir ama hayat durmadı. Son 150 yılda 8 milyara gelmişiz. Doğanın kaynakları sınırsız gibi bir durum oluşmuş ama hayat bu değil. Köprüden ziyade bir tünele giriyoruz hissi var. Değişime kesinlikle ihtiyaç var ama eski düzen devam ediyor. İnsanlar, insanlar tarafından kurtarılacaksa kaynakların nasıl kullanılacağının cevabını vermeliyiz.” Özçağdaş, “hayat bizden ne bekliyor, ben kimim, çevreye etkim ne” sorularını yanıtlamamız gerektiğini, toplumun kurtuluşunun, bireylerin dönüşümünden geçeceğini, ancak hassasiyetlerin yeterli olmayacağını ekledi. Yeni modellere ihtiyaç olduğunu, karar vericiler üzerinde etkisi olacak girişimlerde bulunmak gerektiğini hatırlattı. “Hepimiz ortak noktada buluşmalıyız. Ben, biz, hepimiz, tüm dünya diyerek hareket etmeliyiz. Kaynaklarımız var ama bunu nasıl kullanacağımız mühim. Konfor alanımızdan çıkabilmeliyiz. Sivil katılım mekanizmasını güçlendirerek sadeleştiren ve iyileştiren çözümleri geliştirmeliyiz.”


0 görüntüleme
  • Facebook - Black Circle
  • Twitter - Black Circle
  • LinkedIn - Black Circle